31 Ağustos 2014 Pazar

İş Profesyonelleri: MOBBING "iŞ YAŞAMINDA SESSIZ ÇIĞLIKLAR"

İş Profesyonelleri: MOBBING "iŞ YAŞAMINDA SESSIZ ÇIĞLIKLAR": MOBBING " İŞ YAŞMINDA SESSIZ ÇIĞLIKLAR" Kadın, Erkek , etnik ve ırksal kökenden bir çok kişi yavaş yavaş umutsuzluğa düşerek sı...

İş Profesyonelleri: İş Yaşamında Profesyonellik

İş Profesyonelleri: İş Yaşamında Profesyonellik:                                         İŞ YAŞAMINDA PROFESYONELLİK Günümüz yoğun iş temposunda görmezden geldiğimiz profesyonel davran...

30 Ağustos 2014 Cumartesi

MOBBING " İŞ YAŞAMINDA SESSIZ ÇIĞLIKLAR"

MOBBING " İŞ YAŞMINDA SESSIZ ÇIĞLIKLAR"
Kadın, Erkek , etnik ve ırksal kökenden bir çok kişi yavaş yavaş umutsuzluğa düşerek sık sık hasta oluyor ve işe gitmekten nefret ediyor.
Mobbinge uğrayan çalışan, İşini severken birden işinden kaçma yolları arıyor. ‘’ Her gün savaşa gider gibi kendini motive ederek işe gitmeye çalışıyor.
Peki nedir  bu MOBBİNG?
Son yıllarda Türkiye’ de açılan davalarla da gündeme gelen  ‘’Mobbing’’ Türkçe adıyla Yıldırma, Kabadayılık ve Zorbalık…  Bir kişi, grup tarafından uygulanan ve bazen yönetimde buna dahil oduğu duygusal istismar.
1998 yılında Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) tarafından yayınlanan  kitapta, mobbing, zorbalık cinayet, tecavüz veya soygun gibi suçlarla  aynı listede belirtilmiştir. Zorbalık ve mobbing davranışları  tecavüz ya da fiziksel şiddetin diğer belirtileri aksine, "zararsız" gibi görünse de, hedefler üzerindeki etkisi intihara ve bireylerin psikolojik  yıkımına neden oluyor.
Mobbing öncelikle kişinin duygusal ve fiziksel sağlığını etkiliyor.  Yalnızca kişinin sağlık anlamında değil aileleri ve çalıştıkları iş yerlerinde de ciddi olumsuz sonuçlar doğuruyor.  Kişiler tüm enerjisini  bu ıduruma verdiği için şirket verimliliği de  olumsuz yönde etkiliyor.
MOBBİNG  Neden ve  Nasıl Başlıyor?
Genellikle bir çatışma, çatışmanın herhangi bir türüyle başlayarak sonu ve çözümü olmayan bir noktaya kadar ilerler.
Suçlamalar ve aşağılayıcı saldırılar başlar. İş yerinde Mobbing uygulayıcılar zamanla kendisine yandaş bulmaya çalışarak toplu mobbing eylemine geçerek mağduru gözden düşürmeye çalışırlar. Mağdura üstü kapalı sataşmalar başlar. Alay edilir.
Mağdur genellikle, kendilerinden nitelikli, beğenilen, ilişkileri olumlu, sevilen başarılı kişilerdir.  Zorbalar bir çok nedenden dolayı kendilerine mağduru rakip  görürler. Kişisel hırslar, iktidar kaygısı,  kıskançlıklar ve kompleksler ve yöneticilerin  mevkilerini kullanarak elde etmek istedikleri şahsi beklentiler.
Yapılan araştırmalar gösteriyor ki Türkiye’ de MOBBİNG’ in en çok  Kamuda görüldüğünü ortaya çıkarıyor. Bu  can sıkıntısı içerisinde zevk arayışı.  Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’ nın kamuda gerekli tedbirleri alması gereği aşikar.  Devlet dairelerinde radikal bir çözüme gidilmeli.  Çalışanlarının ‘’Yerim garanti. Bana bir şey olmaz’’ düşüncesi yıkılmalı.
Bu durumda ne Yapılabilir?
Bu durumda mağdurların birkaç seçeneği vardır.  Zorba  kendisinin üst amiriyse  daha  üst bir amire mağduriyetini bildirebilir ki genellikle Türkiye’ de  amir amirin dostudur sonuç alınamaz. Mağdursanız ‘’Zor  ve  akıl hastası ’’sınızdır. Hatta, haklıyken suçlu duruma düşürülerek işten kovulma riskiniz vardır. Ya farklı bir iş arayacaksınız ya konuyu  yasal  yollara taşıyacaksınız ya da  kendi  sağlığınızı düşünerek  farklı bir iş arayacaksınız.  Ama en önemlisi mücadeleci olmalısınız, mücadele sizi güçlendirir, öz güveninizi arttırır.
Hukuki yollara başvurabilirsiniz. Oldukça inatçı ve konunun üzerine gitmelisiniz. Mobbing’ le ilgili olarak Türkiye’ de ‘’ MOBBİNGDER’’ adlı bir dernek var. Dernek konuya oldukça hakim ve başarılı. Kendilerinden yardım alabilirsiniz. Tabi ki oldukça yıpratıcı bir süreç yaşadığınız için psikolojik yardım da mutlaka almalısınız.

Bu durumu ortadan kaldırmak için yönetim ne yapmalı?
Yönetim  bu  durumu  yok etmek  için edep, nezaket ve işyerinde yüksek etik standartları uygulayarak  daha verimli bir ortam yaratmalı ve bu tür zorbalıklara müsaade etmemelidir. Mobbingin önlenmesi için  seminerler düzenlemeli ve hatta hatta  işçi sözleşmelerine ‘’ Mobbing uygulayıcının ciddi bir şekilde cezalandırılacağı’’ bir madde eklemelidir.
Başbakanlık  her ne kadar 19 Mart 2011 tarihinde’’ Psikolojik Tacizin (Mobbing) Önlenmesi ‘’ ile ilgili bir genelge yayımlasa da.  Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından "Alo 170" İhbar Hattı faaliyete  geçirildi. Konuyu hemen ilgili birimlere intikal ettirmelisiniz.
Eğer siz de bir Mobbing mağduruysanız ne olursa olsun mücadelenizden vazgeçmeyin. Israrla davanızın arkasında durun.  
Mobbingsiz ve etik bir çalışma yaşam sürmeniz dileğiyle…

15 Ağustos 2014 Cuma

KONUŞMADA NEZAKET






KONUŞMADA NEZAKET

Konuşurken hangi nezaket kurallarına dikkat etmeliyiz?
‘’Sen’’ yerine ‘’siz’’ demeliyiz.
Çok yakın arkadaşlarımıza, müşterilerimizin yanında
‘‘ siz ‘’ demeliyiz.
Kişiler arası ilişkilerde; ‘‘ ağabey, abla, amca’’ gibi sadece akrabalık bağı olan kişilere söylediğimiz hitap şekillerinden kaçınmalıyız.
Daima, ‘‘ Bey, Hanım ’’ gibi ifadeler kullanmalıyız.
•Karşımızdaki kişinin konuşmasını duyamadığımız zaman tekrar etmesini istediğimiz zaman Ne! , Ha! Gibi ünlemler kesinlikle kullanmamalıyız.
•Bunun yerine ‘’Efendim’’ deriz. 
•Tanıştığımız kişilerin isimlerini aklımızda tutarak, konuşma sırası geldikçe kişinin ismiyle hitap ederiz.

24 Haziran 2014 Salı

TANIŞMA VE TANIŞTIRMA KURALLARI


TANIŞMA VE TANIŞTIRMA KURALLARI 
Tanışma ve tanıştırma günlük hayatta önemli bir yer tutar ve insanlar arasında dostluk, arkadaşlık ve sosyal ilişkilerin temelini oluşturur. 
Tanışmak birisine takdim edilmek ile olur. Günümüzde Batı uygarlığına yönelmiş bütün toplumlar, bulundukları toplumun sosyal hayat kurallarını da benimserler. 
Tanıştırmada Öncelik Sırası 
Tanıştırmada öncelik önemlidir. Kimin kime, niçin önce tanıştırılması gerektiği 
konusunda bir takım prensipler belirlenmiştir. Bu duruma göre iki kişi tanıştırılırken, 
Ø Küçük büyüğe 
Ø Erkek kadına 
Ø Tek kişi topluluğa 
Ø Sonra gelen, önce gelene 
Ø Medeni duruma göre 
Ø Rütbeye göre 
Ø Samimiyete göre dikkat edilmelidir. 
Tanışmada Davranış Kuralları 
Tanışma durumunda ayağa kalkmak saygı icabıdır. Tanıştırılan kişiler birbirlerine 
kayıtsız kalmamalı, göz göze gelerek hafif tebessüm etmelidir. Yaşça ve mevkice üstün olan 
kim ise onun el uzatması beklenir. Büyükler el sıkmanın ardından “Memnun oldum”, “Şeref 
duydum” diyerek arkasından da “Nasılsınız?” gibi cümlelerle hatır sormalıdır. 
Büyükler küçüklere “Nasılsınız? “ diyerek konuşmayı başlatırlar. Küçükseniz 
yalnızca teşekkür etmeniz yeterlidir. Tanışılan kişiyle daha önce tanıştırıldıysanız, tanıştıran 
kişinin sözünü kesmeden sessiz kalınmalı, daha sonra durum ifade edilmelidir. 
Topluluk ve Toplantılarda Tanışma 
Ø Bir kişiyi topluluğa tanıtırken ismini yüksek sesle söylemek yeterlidir. 
Ø Herkese tek tek tanıştırmaya gerek yoktur. 
Ø Tanıtılan kişinin de ayağa kalkarak tebessümle selam verip yerine oturması hoş bir davranıştır. 
Ø Eğer bu şekilde bir tanıtma durumu yoksa tanıştırma en yakındaki kişiler tarafından yapılır. 
Ø Birisini tanıştıracağınız zaman o kişinin hakkında bilgilendirici iki üç cümle söyleyebilirsiniz. 
Kurumsal Yerlerde Tanışma 
Ø Yeni girdiğiniz bir işyerinde ya da üstünüz sayılan görevlilere kendinizi tanıtmalısınız. 
Ø Bir iş için gittiğiniz yerde kendinizi tanıştırmak durumunda kaldığınız zaman hakkınızda açıklayıcı bilgi vermeden sadece adınızı soyadınızı söylemeniz yeterlidir. 
Ø Eğer bir temsilci olarak gitmişseniz öncelikle o yerin ismini söyleyerek kendinizi tanıştırmalısınız. 
Örneğin, " Millenium Business İnstitute halkla ilişkiler müdürü ‘’Banu ÖZDEMİR" gibi. 
Ø Kendinizi tanıtırken isminizin arkasına hanım ya da bey gibi kelimeleri getirmekten kaçınmalısınız."Ben İrfan Bey” gibi. 
Ø Resmi dairelere gittiğiniz zaman kendinizi tanıtmanıza gerek yoktur. 
Ø Tanıştığınız kişi belediye başkanı, komiser, doktor, müdür vs. gibi kişilerse onlarla konuşmalarınızda mesleklerini söyleyebilirsiniz. 

Tanışmada ilk adım 
Ø Başka biriyle iyi bir ilişki kurmak için toplam sürenin % 60-70'inde onunla göz göze gelmeniz gerekir. 
Ø Çevrenizden göreceğiniz saygı ve ilgi, kendinize gösterdiğiniz özen kadardır. Bu da kendinize verdiğiniz değerin ifadesidir. 
Ø İnsanlarla konuşurken gözlerine bakınız. Olabildiğince samimi, sıcak ve dostça tebessüm ediniz ve gülünüz; donuk ve ifadesiz değil, canlı olunuz. 
Ø Karşınızdakini dinlediğinizi ve anladığınızı belirtmek için sık sık başınızı aşağı-yukarı hareket ettiriniz; o kişiye, söylediklerini kabul etmeseniz bile, anlaşıldım duygusu yaşatır. 
Ø Karşınızdakine onu rahatsız etmeyecek olan en yakın mesafede durmaya çalışınız. 
Ø Daima konuştuğunuz veya sizinle konuşan kişiye dönük durunuz. . Birkaç kişiyle konuşurken, sizin ilginizi çekmeyen kişilere merkezinizi' kapatmayınız. 
Ø Toplumsal rol ve statünüze uygun olarak mümkün olduğunca renkli giyininiz. 
Ø Jestleri unutmayınız, aşırıya kaçmadan açık ve anlaşılır jestleri tercih ediniz. 
Ø Konuşurken ne çok yavaş ne de çok hızlı konuşmamaya çalışınız .

HİTAP ŞEKİLLERİ


HITAP ŞEKİLLERİ


Yeni tanıştığınız bir kişiye kesinlikle “sen” diye hitap etmeyin. Aile üyeleri, yakın arkadaş ve yakın akraba olmadıkça kişilere “sen” diye hitap etmeniz görgü ve nezaket açısından uygun değildir.
Sizden yaşça büyük kişilerin size “sen” diye hitap etmesi sizi yanılgıya sürüklemesin. Bu saygı açısından mahsurlu değildir ancak sizin sizden yaşça büyük kişilere karşı böyle bir hitap şekli kullanmanız yakışık almaz.
İsmini bilmediğiniz birisine seslenmek zorunda kaldığınız zaman kibarca “bakabilir misiniz, beyefendi, hanımefendi” gibi ifadelerle seslenmeniz şüphesiz saygıya en uygunu olacaktır.